Biraz, Musahabe yapmak isterim.
Ben; Alim de, Zalim de değilim.
Yazdıklarıma bakarak ahkam kestiğim de anlaşılmasın.
Din ulema'sı da, Dinsiz de değilim,
Ben doğdum Rabbimin masasında buldum kendimi,
Hayat menüsünden bazen kendi istediklerini bazen de benim istediklerimi ısmarladı.
Şükür acı, tatlı, ekşi, tuzlu her lezzetin tadına baktırdı.
Ve dedi: Sana bu mekan da bulunan her lezzetin tadına baktırdım,
Beğendiğin veya beğenmediğin elbet olmuştur, Bu mülk bu mekan bana ait
sana vaktini benim tayin ettiğim zamana kadar açık, burada kaldığın sürede her istediğin senindir,
fakat ben senin dostunum eğer sende beni dostun olarak kabul edip,
benim sana olan tavsiyelerimi dinlersen, sana daha da güzel mekanlarımı gezdirip,
tatmadığın lezzetleri tattırırım, seni halifem yapacağım gördüğün ve daha da görmediğin
nice mülklere sahibim, sense fakirsin acizsin mülkümde sana saltanat veriyorum,
Dostum yediğin de içtiğin de gözüm yok bu mekan da bol, bol ye iç
fakat ben senin iyiliğini isterim, bazı lezzetler sana tatlı ve güzel görüne bilir,
her gördüğünü faydalı sanma bu mekanda senin gibi niceleri var herkesin damak tadı ve bünyesi aynı değildir, senin mideni ağartan bir başkasına zarar vermeye bilir.
Her şeyin yararlısını sen bilemeye bilirsin ben senin bünyene göre reçeteler vereceğim,
bunlara göre zamanını doldur. Senin gibi nice dostlarım var kimi beni dinledi, kimi nefsini,
sen beni dinle ve canının her çektiğini yapma bilmediğin lezzetler sana zarar verebilir.
Şimdi sana bu mekanda ki her lezzeti tattırdım otuz altı senedir yiyip içiyorsun,
senin durumun iyiye gitmiyor şimdi sana reçetemi veriyorum ben dostun olarak senin
iyiliğini isterim, beni dinlersen diğer mekanlarım sana sınırsızdır; oradaki lezzetler
midene ve bünyene zarar vermez. O mekanlara gitmek istiyorsan reçetemi eksiksiz uygula,
gene de sen bilirsin aksi durumda görüp göreceğin bu mekandır.
Sana olan dostluğum bitmez ben sana zulmetmem,
Sen kendine kendi ellerinle zülüm etme!
Cenabı Allah bizlere bilmediklerinizi bildirmek ve bizden öncekilerin yollarını
göstermek ve iyi halimizi görerek günahlarınızı bağışlamayı diliyor,
Hem Allah alîm’dir hakîm’dir.
Allah tövbekâr olduğumuzu görerek bizim dikkatimizi çekmek istiyorken,
O, şehvetleri ardında koşup gidenler bizimde büyük bir yanlışlıklara yönelmemizi istiyorlar.
Allah bizden ağır şartlarını hafifletmek istiyor, bilinen o ki İnsan zayıf yaratılmıştır.
Ey Cenabı Allah'ın sözlerine inananlar! Haydan gelen huya gider misali haram yollarla kazanıp, haram yollarda harcamayalım.
Aramızda birbirimizden razı olacağımız hayırlı işlerle uğraşalım, harcayalım,
kimsenin malını canını gasp, tecavüz etmeyelim, Allah bize merhamet edip, affetmeyi diliyor.
Her kim de tecavüz, zulüm, haksızlık ederek mal ve dünyalık yaparsa, bugün dünyada rahat eder belki, yarın o kendini bir ateşe yaslanmış bulacaktır, ( plajda güneşlenirken dozunu abartıp inatla güneşin altında duran adam nasıl ki, zevkle güneşlenir de, kendisini yaktığını, acısını daha sonradan çekeceğini söyleyen, ikaz eden, arkadaşlarını dinlemez, akşama eve döndüğü zaman, yatakta yatamayıp yandığı zaman, söyleyenler doğru söylüyormuş deyip, gündüzün aldığı zevklere lanet edip, aptallığına yakınırsa kim ona zulüm etmiş olur?
Elbette ki kendi aklıyla kendini yakmıştır! Ola ki, bu adam zengin, sağlıklı, prof veya çoban olsun akıbetin de bir değişiklik olmaz. ) diyen Cenabı Allah'a inanmalıyız. O'na göre bu çok kolaydır. ( Güneşi yaratan rabbim onu insanları yakması için var etmedi hayat ve enerji kaynağıdır, Aptal insan ancak bu nimeti kendini yakmak için kullanır! )
Eğer bize söylenen cezası büyük yasaklardan sakınırsak bizim kabahatlerimizin
çoğunu affedeceğini söyleyen Rabbimiz bizi elbet hoşnut olacağımız bir hayatla yaşatacaktır.
Bir de Allah’ın bazımıza, bizden fazla verdiği şeyleri kıskanarak istemeyelim,
erkek olsun kadın olsun hepimizin yaptığımıza göre nasibimiz vardır.
Rabbimizin rızasını kazanacağımız işleri yapalım ki,
Cenabı Allah'tan cömert davranmasını isteyelim,
Cenabı Allah her şeye alîm her halimizi bilendir.
Bencil olmayalım kazandıklarımızdan ve kalan miraslardan, Erkek veya kızların her biri için babanın, ananın en yakın akrabanın, ve sözleşerek yeminlerimizle bağladığımız kimselerin evde kalmış kızların da varis ve pay sahibi olduğunu bilelim onlara da nasiblerini verelim çünkü Allah her şeye karşı şahit bulunuyor . Mülk Cenabı Allah’ın dır bilelim.
Bizler ( fiziksel gücümüzden dolayı ) kadınlar üzerinde, hami ve koruyucuyuz.
( bir ağaçta, gövdenin bir dala olan üstünlüğü gibi, ağaçla dal birdir tamamı ağacı oluşturur.
Dal olmazsa meyve olmaz, meyve olmazsa tohumlar, tohumlar olmayınca da yeni fidanlar olmaz! ) çünkü erkekle kadın tamı oluştururlar fakat bir değildirler. Erkeğin fiziksel üstünlüğü
( gövde olmazsa dal olmaz dalı gövde besler ve dallar gövdeden çıkar, döngüde tam’ı oluştursalar da iki ayrı birdirler, yani bir artı bir eşittir Tam..) bağımsız bir güç değildir.
Günümüzde bazı çevrelerde kabul görmese de gerçekte erkek kadından üstün yaratılmıştır.
( bu üstünlükte biri yirmi dört diğeri on sekiz ayar değildir, bu üstünlük fiziksel ve yaradılış sırası üstünlüğüdür her iki cinste etten kemiktendir.)
Saliha kadınlar itaatkar dır. Cenabı Allahın kendilerini korumasına karşılık onlarda
gizlide veya açıkta iffet sahibidirler.
İffetsiz ve hafif olan kadınların, mahremiyete dair durumlarını namahrem olanlarla paylaşan ve aile içi konulara gereği gibi sadık kalmayan bu tür kadınlara erkeğinin öncelikle nasihat etmesi, belli kısıtlamalarda bulunması, halinde ve tavrında
halen bir düzelme olmayıp, serkeş ( çirkef, saygısız ) kadınlarınızı dövün der Cenabı Allah.
( bu terbiye babında babanın çocuğu dövme fiili gibidir.) Eğer bu yaptığının yanlışlığını anlar size saygısızlık etmez hatayı tekrarlamazsa sizde incitmek için bahaneler aramayın.
Bizim fiziki üstünlüğümüzden kaynaklanan gücümüze güvenip kadınlara da haksızlık yapmayalım.
Cenabı Hak’ kın yüceliğini büyüklüğünü bilelim bizlerde haddimizi aşmayalım.
Eğer karı, koca arasının açılmasından endişeye düşersek her iki taraftan, birer hakem gelsin, bunlar gerçekten barıştırmak isterlerse Allah aralarındaki dargınlık yerine geçim verir, şüphesiz ki Cenabı Allah her halimizi bilendir. ( Kimse zorla evliliğini yürütüp gizli, gizli
Dostlar tutmasın kadın olsun erkek olsun eşlerini kandırmasın. Kanan ve zarar gören kendisi olacaktır. Görünen ve görünmeyen nice şahitler vardır ki ufak büyük her yaptıklarımızı bir, bir sayacaklar. Geçim yoksa boşanın nikah da olduğu gibi ayrılıkta da keramet vardır. Zinanın en affedilmezi evli olanların yaptığıdır. )
Hem Allaha ibadet edip, ona hiç bir şeyi ortak koşmalım, sonra babaya anaya hizmetli ve saygılı olalım, ( Hakkı tavsiye eden ana babaya )
Akrabanıza, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya da,
uzak komşuya da, arkadaşa da yolda kalmışa da, Çalıştırdığımız işçilere de, Cenabı Hak’ kın rızası için hatırlı olalım. Her halde Allah kendisini değerli görüp kibirlenenlerin hiç birini sevmez .
Onlar ki hem kıskanırlar hem de herkese kıskançlık tavsiye ederler ve Allahın kendilerine fazlından verdiği şeyleri saklarlar, biz öylelerinden olmayalım.
Cenabı Allah ta öyle nankörlere rezil edici bir azap hazırlamıştır.
Onlar ki Allaha ve Âhiret gününe inanmazlar da mallarını desinler diye gösteriş için sarf ederler,
her kime de Şeytan arkadaş olursa artık o ne fena arkadaştır.
Ne vardı bunlar Allaha iman getirseler ve Âhıret gününe inansalar da
Allah’ın kendilerini rızıklandırdığı şeylerden ikram eden olsalardı.
Ziyan mı ederlerdi? Allah kendilerini bilirdi
Her halde Allah zerre, toz kadar zulmetmez ve eğer hayırlı, güzel bir iş yapan olursa onu kat kat artırır bir de tarafından azîm bir ecir verir
Bakalım nasıl olacak: Her ümmetten bir şahit getirildiğinde bizler de onların üzerine
şahit getirildiğimiz vakit?
İnsan kendine şahit olarak yeter. Rabbim cümlemizi affetsin.
« ÖNCEKİ :: SONRAKİ »