Hakkıdır,hür yaşamış bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.
O Hakk'a
Ne Hakk'a?
Ve ne bildirdi sana tecrübe ederek mi anladın? Nedir o Hakk'a?
İnanmadı Semud ile Âd kavimleri başlarına gelecek, O sona,
Amma Semud halkı helak edildiler sersemce kibirleri yüzünden
Ve amma Âd kavmi de helak edildiler, uğultusu donduran azgın bir fırtına ile
Allah onların üzerlerine havale etmişti, Soylarını kesmek üzere, değişmeyen bir şiddette,
yedi gece sekiz gün devamlı olarak:
Bir de görürsün ki o kavmi, o müddet zarfında yıkıla kalmışlar.
Ve sanki içleri kof hurma kütükleri imişler.
Bak şimdi görebilirmisin? Soylarından kalanı!
Firavun da geldi, ondan evvelkiler de, densizlikte ileri gidenler de hep o hatâ ile
Hep Rab’lerinin Resulüne asi oldular, O’ da onları alıverdi şiddeti artan bir tutuş ile
Halbu ki, O su taşıp her yeri sardığı vakit, sizi süzülüp giden gemide biz taşıdık.
Onu sizlere ibretlik bir anı yapalım ve işittiğini anlayan kulaklar iyice bellesin diye!
Çünkü sur üfürülüp de bir tek dalgaya
O yer ve dağlar yükletilip arkasından da bir çarpılış çarpıldılar mı bir DAF'a
( " Doğu Anadolu Fay hattı " Tufandan sonra dünya bu bölgede hayat buldu ve bu bölgede
oluşacak depremle de son bulacak. )
İşte o gün, O beklenen çarpışma meydana gelmiştir
Ve Semâ yarılmış o da o gün sarkmıştır,
Öyle ki melekler, kenarları üzerindedir ve üstlerinde o gün rabbına,
( Senin ) Arşını ( Zâhir, Bâtın, Evvel, Âhir Olan bütün bilgini ) sekiz taşıyan olur.
O gün arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz!
İşte o vakit kitabı sağından irdirilmiş olan kimse der ki: Buyurun alın okuyun kitabımı
Çünkü ben biliyordum ki kavuşacağım hesabıma
Artık o, hoş güzel bir hayatta
Yüksek bir Cennettedir.
Divşirimleri ( Akrabaları, Çocukları ) yanında
Geçmiş günlerde takdim ettiklerinize mukabil, Yeyin için afiyet olsun,
Amma kitabı solundan irdirilmiş olan da der ki: eyvah keşke
kavuşturulmasaydım kitabıma,
Haberdar olmasaydım, Keşke,
Ne olurdu sanki ölümle her şey bitmiş olsaydı.
Hiç bir şey'e yaramadı benden yana malım,
Harap oldu gitti benden, saltanatım, varlığım.
Tutun hemen bağlayın onu
Sonra ancak ateşe yaslayın onu
Sonra bir zincir de, ki boyu yetmiş arşın, yollayın onu
Çünkü o Allahu azimüşşana inanmıyordu
Ve fukaranın yiyeceğine hiç bakmıyordu
Bu gün de ona yok, kanı sıcak bir hısım
Ne de bir yemek, « cerahat, irinden » den başka
Ki onu kimse yemez hatakar canilerden başka.
Artık yok, yemin ederim ki gördüklerinize
Ve görmediklerinize
O hiç şübhesiz kerim bir Resulün getirdiği sözdür
Ve o bir şair sözü değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz!
Bir kahin sözü de değildir, siz pek az düşünüyorsunuz!
O rabbül'aleminden bir tenzildir. ( Bir şeyin bir miktarını anlamak veya
Bölüm, bölüm indirmeye de tenzil denir )
O bize isnaden ba'zı laflar uydurmağa kalkışsaydı
Elbette biz onu ondan dolayı yeminiyle yakalardık
Sonra da ondan şah damarını keser atardık
O vakit sizden hiç biriniz ona koruyucu da olamazdınız.
Ve o hiç şüphesiz unutulmıyacak bir öğüddür korunacaklar için
( Rabbinin rızasını isteyip korunmak isteyen bu sözlerden öğüt alıp
Hiç bir vakit ve yerde akıllarından çıkarmasınlar )
Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmıyanlar var
Ve her halde O, ( cennet ) kafirler üzerinde bir hasrettir
(Kafirler çok isteyip, arzulayıp ona kavuşamayacaklardır.)
Ve o hiç şübhesiz hakkul yakîndir . ( Bilinen bir gerçektir.)
Haydi tesbih et rabbinin azim ismiyle.
ALLAH’Ü LA İLAHE İLLA HÜVE RABBÜL ARŞİL AZİM
( Bilinen, bilinmeyen, yaradılmış, yaradılmayan, kainatın içinde ve dışında olan
her şeyin sahibi olan, Yüce Allah’ (c.c.) dan başka ilah yoktur. )
.
0 yorum yazılmıştır