Gecenin son zaman dilimi 04 sularıydı,
Panik ve korku ile terden duş alarak, uyanmıştım.
El Aman, Ya Rab bu ne kabustu böyle bir şey olabilirmiydi,
olmasına izin verirmiydin, Rabbim..
Ayın onuydu Conk bayırındaydım, Kıyametler kopuyordu,
Allah, Allah sesleri patlayan topların seslerini bastırıyordu.
El Aman, Allah’ım ortada bir panik herkes bir taraflara koşuşturuyordu.
Düşman topçularının açtığı ateşte düşen gülleler büyük çukurlar açıyor,
kurşunlar ve şarapnel parçaları sinekler gibi uçuşuyordu.
Bir ÇıĞlıK kopmuştu, bu sesin sahibi, Yarbay Servet beydi.
Komutanım ölme diye bağırıyordu. Şarapnel parçalarından biri,
Başkomutan Mustafa Kemal'in kalbine isabet etmişti.
Yarbay Servet elini Mustafa Kemal'in göğsüne sokmuş eli kan içinde kalmıştı.
Sakin olamamış çığlığı patlatmıştı.
Askerler panik içinde Mustafa Kemal'in öldüğünü kısa bir sürede herkese duyurmuşlardı.
Ordu disiplini bozulmuş askerler moralman çökmüştü.
Tan ağarmadan,İngilizlerde bu haberi duymuşlar,
daha da yoğun bir topçu atışına başlamışlardı.
Türk askeri bilincini yitirmiş, Alevin ışığana koşan kelebekler gibi,
İngilizlerin üzerine doğru koşuyor,sinekler gibi uçuşan,
mermi ve şarapnel parçalarına hedef oluyorlardı.
Öğlene varmadan Türk ordusunun şehitleri,
Cenabı Allahın huzuruna Mustafa Kemal'in önderliğinde bölük, bölük çıkmıştı.
Savaş artık kaybedilmiş İngilizler ülkeyi ele geçirmişlerdi.
İngilizler ilk iş olarak, Türklerin birlik ve kardeşliğini oluşturan
İman, Din İslam birliğini bozarak,
milletin birlik ve beraberliğinden oluşan kuvvetini kırmak,
bununda en kolay yolu cahilleştirerek başarmaktı.
En can alıcı darbesini Alfabeyi değiştirerek,
dini eğitim veren medreseleri kapatarak vurmuşlardı.
Sonradan gizli gizli din eğitimi vererek halkı örgütlemesinden korktukları,
Din adamlarını, müridlerini öldürmüşler yada memleketten sürmüşlerdi.
Haya ve Ar sahibi insanları dışlamışlar, Avrupadan getirdikleri,
Hayasız ve Arsızları modern insan olarak halka örnek göstermişlerdi.
Halkın özgürlüğü elinden alınmış. giydiği dondan yeleğine kadar karışılır olmuştu.
O kadar ileri gitmişler ki, Ezandan bile rahatsızlık başlamışdı.
Cenabı Allah'ın rızası için minareye çıkıp ezan okumaya başladım,
Caminin imamıyla ingiliz askerleri geldiler apartopar beni götürüyorlardı ki uyanmışım..
Rüya imiş, Rabbime şükrettim, Ya,O köstekli saat olmasaydı vay bu milletin haline.
Gavur etmediğini bırakmayacakmış.
Atam sen kimleri bu memleketten kovmuştun.
Gavur memleketi istilayla kalmamış gönülleri beyinleri istila etmiş.
Kalk Atam kalk,
Bu Millete Domuzlar bile gribini aşılar olmuş.
Panik ve korku ile terden duş alarak, uyanmıştım.
El Aman, Ya Rab bu ne kabustu böyle bir şey olabilirmiydi,
olmasına izin verirmiydin, Rabbim..
Ayın onuydu Conk bayırındaydım, Kıyametler kopuyordu,
Allah, Allah sesleri patlayan topların seslerini bastırıyordu.
El Aman, Allah’ım ortada bir panik herkes bir taraflara koşuşturuyordu.
Düşman topçularının açtığı ateşte düşen gülleler büyük çukurlar açıyor,
kurşunlar ve şarapnel parçaları sinekler gibi uçuşuyordu.
Bir ÇıĞlıK kopmuştu, bu sesin sahibi, Yarbay Servet beydi.
Komutanım ölme diye bağırıyordu. Şarapnel parçalarından biri,
Başkomutan Mustafa Kemal'in kalbine isabet etmişti.
Yarbay Servet elini Mustafa Kemal'in göğsüne sokmuş eli kan içinde kalmıştı.
Sakin olamamış çığlığı patlatmıştı.
Askerler panik içinde Mustafa Kemal'in öldüğünü kısa bir sürede herkese duyurmuşlardı.
Ordu disiplini bozulmuş askerler moralman çökmüştü.
Tan ağarmadan,İngilizlerde bu haberi duymuşlar,
daha da yoğun bir topçu atışına başlamışlardı.
Türk askeri bilincini yitirmiş, Alevin ışığana koşan kelebekler gibi,
İngilizlerin üzerine doğru koşuyor,sinekler gibi uçuşan,
mermi ve şarapnel parçalarına hedef oluyorlardı.
Öğlene varmadan Türk ordusunun şehitleri,
Cenabı Allahın huzuruna Mustafa Kemal'in önderliğinde bölük, bölük çıkmıştı.
Savaş artık kaybedilmiş İngilizler ülkeyi ele geçirmişlerdi.
İngilizler ilk iş olarak, Türklerin birlik ve kardeşliğini oluşturan
İman, Din İslam birliğini bozarak,
milletin birlik ve beraberliğinden oluşan kuvvetini kırmak,
bununda en kolay yolu cahilleştirerek başarmaktı.
En can alıcı darbesini Alfabeyi değiştirerek,
dini eğitim veren medreseleri kapatarak vurmuşlardı.
Sonradan gizli gizli din eğitimi vererek halkı örgütlemesinden korktukları,
Din adamlarını, müridlerini öldürmüşler yada memleketten sürmüşlerdi.
Haya ve Ar sahibi insanları dışlamışlar, Avrupadan getirdikleri,
Hayasız ve Arsızları modern insan olarak halka örnek göstermişlerdi.
Halkın özgürlüğü elinden alınmış. giydiği dondan yeleğine kadar karışılır olmuştu.
O kadar ileri gitmişler ki, Ezandan bile rahatsızlık başlamışdı.
Cenabı Allah'ın rızası için minareye çıkıp ezan okumaya başladım,
Caminin imamıyla ingiliz askerleri geldiler apartopar beni götürüyorlardı ki uyanmışım..
Rüya imiş, Rabbime şükrettim, Ya,O köstekli saat olmasaydı vay bu milletin haline.
Gavur etmediğini bırakmayacakmış.
Atam sen kimleri bu memleketten kovmuştun.
Gavur memleketi istilayla kalmamış gönülleri beyinleri istila etmiş.
Kalk Atam kalk,
Bu Millete Domuzlar bile gribini aşılar olmuş.
.
0 yorum yazılmıştır