Ne Mutlu idrak edenlere.
Sevgili dostlar; Kör olan bir topluluğa, Gören bi adam gelse ve dese ki;
Selam güzel insanlar, yaşadığınız yer ne güzel,
Işılışıl gökyüzü, Pırılpırıl bir deniz, Yeşilin hertonu arazileriniz,
Nurlu eş ve çocuklarınız var, siz niye mutsuzsunuz?
Kendilerinin kandırıldığını onlarla dalga geçildiğini sanan Kör ahali,
bu adamı yalanlasalar deli deyip aşağılasalar küfretseler, Birde o adama karanlığı görmediği için kör sensin deseler, kalabalık oldukları için onların söylediğimi doğru olan; yoksa bir deli mi! Doğru olan...
Ne oluyor; Ey İnsanlar, dinsiz imansız bir topluluk oldunuz. Siz de, sizden öncekiler (geçmiş kavimler) gibisiniz.
Taşkınlıkta çok ileri gittiniz.
Yetime miskine vermediniz,
Onların hakkını yediniz,
Başkasının hakkını gözetmediniz,
Harama, helal dediniz,
Malı sevdiniz, şeytanı, Rab edindiniz.
Kadın, Erkek beyinlerinizi,
bacak arasında taşır oldunuz.
Cenabı Allah’ın düzenini bozmayın, Beyinlerinizi başınızda taşıyın.
Zina, Lüks hayat, Cinayet, Hırsızlık, Edepsizlik magazinlerini; Rab edinmeyin.
Adam olsa ki: okyonusların en derin noktalarına kamış olsa,
Kadın olsa ki: okyonuslar kadar derin, suyla dolu olsa,
Karınlarına dünyayı doldursalar; Nefsinin arzularını bitiremezler.
Aklını kullan şeytanın ve nefsinin kölesi olma, düşün, içinde yaşadığın hayatı: Ne kadar çok ibret alınacak nasihat ve öğütler var.
Dinsizi zaten dinsiz, kabulleniyor.
Dindarı da din’i yaşadığını sanıyor: Sadece sanıyor.
Düşün ki: Sen dünyanın efendisi olsan her kes, her eşya sana hizmet etse!
Nefsi, her arzuların sınırsız olarak ikram edilse!
Yediğin önünde yemediğin arkanda dursa!
Ne kadar aciz ve zayıf olduğunu hiç düşündün mü!
Bir saniye sonrasına emin değilsin,
Hastalığı engelleyemezsin,
Yaşlılığı engelleyemezsin,
Ömrünü uzatamazsın,
Bol keseden salla sana yüz yıl ömür biçelim,
bu nimetler den, her gün aynı tadı (alamazsın da.) aldığını varsay!
Yüz yıl doldu ve ömür bitti!
Her şeyde maddiyatçı olan insan, bu ömrü nasıl beleş sanır,
bir fatura bedeli olduğunu, niye düşünmez.
Rabbin lütfuna mı inandın!
O zaman oyunu kuralına göre oyna!
Yüzme bilmeyen denize düşse, deniz onu batırmaz ve öldürmez.
O çırpındığı için batar, su yutup havasız kaldığı için boğulur.
Suya güvenip teslim olsa, O, o’nu ana şefkatiyle kucağına alır sallaya sallaya karaya çıkartır.
Ahreti bilmeyen dünyayı baki yada son sansa, dünya lezzetleri için çırpınıp dursa haramlar ve günahlarından ateşe karışıp gider.
Ahrete inanıp Rabbine teslim olsa! Dünya o kişiyi kucağına alır sallaya sallaya cennete çıkarır.
Sevgi ve Saygılar.
.
0 yorum yazılmıştır