Seksen, doksan yıllık bir ömrü tercih edip, Ebedi hayatı geçici zevkler uğruna kaybeden kurukafalı insanlar geçmişte olduğu gibi günümüzdede çoğunluktadır. Bu kafalarda göz ve kulak olsada bunlar görmez ve işitmezler. Bu insanların ömürleri seksen doksan yıllıktır, çünkü bunların ahirette nasipleri yoktur. Alemlerin Rabbi olan Cenabı Allah'a, yasasına, kitaplarına, peygamberlerine inanmazlarda, Kendileri gibi fani, seksen doksanyıllık ömrü olan insanları kendilerine Rab edinip onun uydurduğu yasalara inanırlar. Rableri ölüncede onun taştan putlarını yapıp yasasınıda din edinirler..Rablerine kalmayan dünya kendilerine kalacakmış gibi mal ve iktidar hevesleri uğruna nice mazlumların ahını alıp onlara eziyet ederler.. Bunlar Şeytanın kandırdığı zavallı insanlardır..Cenabı Allah izin vermese şeytanın bunları kandırmaya gücü yoktu fakat, Cenabı Allah bu insanların kalplerindeki pisliği bildiği için şeytana izin vemiştir. Bu dünya ahiretin tarlası olduğu gibi, Kadınlarda erkeklerin tarlasıdır. Önce erkek tohumu tarlasına eker, alınan hasat kaliteli bir tohumsa ahiretin tarlasında filizlenir yaramaz tohumsa tarlada diken olur. Bu dikenler toplanıp ateşte yakılır. Allah' (c.c.)ın şeytana söylediği sözü yerine gelecektir.
A’râf 18
Allah buyurdu: Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki, onlardan kim sana uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım!
Secde 13
Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, "Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım" diye benden kesin söz çıkmıştır.
Hûd 119
Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Zaten Rabbin onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağım" sözü yerini buldu.
- Cenabı Allah'ın merhamet ettiği kullarından olmak istiyorsan, Kendini ve neslini islah etmelisin, Rabbi Allah demelisin. Rabbinin davetine ve kanunlarına uymalısın. Cenabı Allah kullarını sever hiç birine eziyet etmek istemez. Kulluğunun bilincine var ve nefsine ve şeytana değil, Cenabı allah'a kul ol. Rabbimiz bizi ebedi yurdumuza çağırıyor. Kularından çocuklar, mallar, hanlar, hamamlar, istemiyor.. Allah'(c.c.)a teslim olmamızı ve O'na MALLAR VE EVLATLAR olmadan ulaşılmasını istiyor. Şeytanın oyununa alet olmayın, Şeytan dünyanın insansız ve islamsız kalmasını istemiyor çünkü insansız veya islamsız kalırsa kıyametin kopacağını biliyor. Şeytan cahil değil Cehennemi görmüş ve ızdırabından kurtulamayacağınıda biliyor insanları kullanarak bu akibetini uzata bildiğince uzatmaya çalışıyor. Fakat rabbimizin tayin ettiği bir süre var bu süre dolunca beklenen son gelecek ve oyun game over..Bu son gelmeden iman edip sırası gelen arkasında mal ve evlat bırakmadan ebedi yurduna geçmelidir.
Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah'ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir. Bilinmelidir ki inkar edenlerin ne malları ne de evlatları Allah huzurunda kendilerine bir fayda sağlayacaktır. İşte onlar cehennnemin yakıtıdır.
İnkar edenler var ya, onların malları da evlatları da Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedi kalacaklardır. Sizden öncekiler gibisiniz. Onlar sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlatça daha çok idiler. Onlar paylarına düşenden faydalandılar. İşte sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden faydalandıysalar, siz de payınıza düşenden faydalandınız ve aldalanlar gibi siz de aldandınız. İşte onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar ziyana uğrayanların kendileridir. Cenabı Allah Şeytana:Onlardan gücünün yettiği kimseleri davetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlatlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun dedi. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vadetmez. O gün, ne mal fayda verir ne de evlat. Kafir olanlar dediler ki: Biz hiçbir zaman bu Kur'an'a ve bundan önce gelen kitaplara inanmayacağız. Sen o zalimleri, Rablerinin huzurunda tutuklanmış, birbirlerine söz atarlarken bir görsen! yönetilenler, yönetenlere: Siz olmasaydınız,elbette biz inanan insanlar olurduk, derler.
Yönetenler, yönetilenlere : Size hidayet geldikten sonra sizi ondan biz mi çevirdik? Bilakis siz suç işliyordunuz, derler. Yönetilenler de yöneticilere: Hayır! Gece gündüz (işiniz) tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah'ı inkar etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz, derler. Artık azabı gördüklerinde, için için yanarlar; biz de o inkar edenlerin boyunlarına demir halkalar takarız. Onlar ancak yapmakta oldukları günahları yüzünden cezalandırılırlar.
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek mutlaka oranın varlıklı ve şımarık kişileri (Elit ve entelleri): Biz, size gönderilmiş olan şeyi inkar ediyoruz, demişlerdir.
Ve dediler ki: Biz malca ve evlatça daha çoğuz, biz azaba uğratılacak da değiliz.
Rabbim, dilediğine bol rızık verir ve kısar; fakat insanların çoğu bilmezler.
Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de evlatlarınız. İman edip iyi amelde bulunanlar müstesna; onlara yaptıklarının kat kat fazlası mükafat vardır. Onlar (cennet) odalarında güven içindedirler.
Ayetlerimizi boşa çıkarmaya çalışanlara gelince, onlar da azapla yüz yüze bırakılacaklardır.
Alim olan anlar...
.
0 yorum yazılmıştır